BİLİŞSEL ÖĞRENME

3.2. Bilişsel Yaklaşıma Göre Öğrenme

Hayvanlar üzerinde yapılan deney sonuçlarını insanlara genelleyen davranışçıların aksine bilişsel kuramcılar merkeze insanı koyarlar ve bazı zihinsel süreçlerin sadece insana özgü olabileceğini iddia ederler. Bilişsel yaklaşım uyarıcıların algılanması, kodlanması, yeni bilgilerin eskileri ile karşılaştırılması, belleğe depolama ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerle ilgilenir ve öğrenme sürecini bu şekilde açıklar. Aslında eğitim sistemimizdeki temel sorunlardan bir tanesinin öğretilen konuların ve öğretiliş şekillerinin uzun süreli belleğe hitap etmemesi olduğu söylenebilir. Bilişsel yaklaşım üç öğrenme sürecinden bahseder. Bunlar kavrama yolu ile öğrenme, gizil öğrenme ve bilgi işlem yaklaşımıdır. Kavrama yolu ile öğrenme daha çok öğrenme psikologlarmca açıklanan bir yaklaşımdır. Newton'un başına elma düşmesi ile yerçekimi kuvvetini bulması, Arşimed'in suyun kaldırma kuvvetini fark ederek hamamdan dışarı çıplak fırlaması gibi örnekler bu öğrenme türünü açıklar.

Gizil Öğrenme: Her hangi bir öğrenme amacı olmaksızın başka bir şey öğrenilirken farkında olmadan öğrenilen yan bilgileri ifade eder. Bilgi işlem yaklaşımı ise duyusal kayıt, uzun ve kısa süreli bellek, dikkat ve hatırlama gibi kavramlarla öğrenme yaklaşımını açıklar. Dışarıdan gelen uyarıcılar beş duyu organımız tarafından alınır ve bu duyumlar duyusal kayıt adı verilen bilişsel bir süreci başlatırlar. Duyusal kayıtta algı süreçleri önemlidir. Algılama sürecinin ise bazı özellikleri vardır:

Algıda yakınlık : Birbirine yakın uyarıcılar birlikte algılanır.

Algıda benzerlik : Birbirine benzer olan uyarıcılar birlikte algılanır.

Algıda süreklilik : Kesintiler bütünleştirilir.

Algıda tamamlama : Eksik olan bölümler algıda tamamlanır.

Algıda seçicilik : İhtiyaca yönelik olan uyarıcı önce algılanır.

Uyarıcıların algılanmasında hangisini algılayacağımızı belirleyen en önemli

süreç dikkattir. Dikkati ise içsel ve dışsal bazı faktörler etkilemektedir.

Dikkati etkileyen faktörler:

1. Uyarıcının özellikleri:

a. Şiddeti ve büyüklüğü: örneğin yüksek ses daha dikkat çekicidir.

b. Kontrast: Örneğin siyahlar arasındaki beyaz daha çok dikkat çeker.

c. Hareket: Örneğin duran bir uyarıcıya göre hareketli olan daha dikkat çekicidir.

d. Tekrar: Bir defa görülen şey dikkat çekmeyebilir ama aynı şey birkaç kez

üst üste görülür yada duyulursa dikkat çeker.

e. Gariplik ve yenilik: Farklı ve ilginç olanlar dikkat çeker.

2. Bireysel özellikler:

a. Beklentiler: Kişiler beklentilerine uygun olan uyaranlara dikkat ederler.

b. Ihtiyaçlar: Aç olan bir kişinin dikkatini mağazalardan çok restoranlar çeker.

c. İlgiler: Bir kitap fuarında bilim adamının dikkatini bilimsel yayınlar çekerken

bir ev hanımının dikkatini daha çok magazin yayınları yada yemek

kitapları çeker.

Bilginin sanal ortamda çok hızlı üretildiği ve bir o kadar da hızlı tüketildiği

bir çağda mevcut bilgi birikimini aktarmaya çalışan bir eğitim yaklaşımının

başarısız olacağı açıktır. Okullarda öğrencilere bir yandan belli disiplinlerin

temel kavram ve ilkeleri öğretilirken diğer yandan öğrenme yolları öğretilmelidir.

Bu noktada bilişsel yaklaşımın temel ilkeleri ve öğrenme öğretme

stratejileri önem kazanmaktadır. Nedir bunlar:

Özet çıkarma

Grafik ve şemalar kullanma

Değerlendirme soruları

Sınavdan sonra dönüt düzeltme verme

Kodlayarak hafızaya alma

Hatırlatma tekniklerini kullanma

Önemli ve önemsiz bilgiyi ayırt etme

konu/ ünite/bölüm /ders başında hedeflerin söylenmesi

işlenecek kavramların ve konu başlıklarının sınıfta genel olarak gözden

geçirilmesi, konunun ana hatlarının belirlenmesi

önemli yerleri vurgulama, altını çizme, not alma

sınavlarda hedefe uygun soru sorma

yazı tahtasına önemli yerleri yazma

Son zamanlarda sıkça yayınlanan bellek eğitimine ve etkili öğrenmeye ilişkin olan kitaplar, bu konuda daha ayrıntılı bilgi vermekte, konuyla ilgili yöntem ve teknikleri açıklamaktadırlar. Örnek olması açısından sıklıkla kullanılan hatırlatın teknikler kısaca açıklanacaktır. Buzan (1996) bellek eğitimi ve hatırlama tekniklerinin köken olarak yunanlılara dayandığını ve genel olarak temel bellek ilkelerine dayandığını iddia eder. Bunlar hayal gücü, ilişki, abartma,

küçültme (hayali imajları daha dâ küçültme), saçmalık, mizah, renk, ritim, hareket, beş duyu, duygusallık, cinsellik, düzen ve sıralama, rakam, yer değiştirme gibi ilkelerdir. Hatırlamamız gereken şeyleri belleğimize kodlarken kullanılan bu özellikler bizim daha kolay anımsamamızı sağlar. Çünkü örneğin komik ve tuhaf olanı sıradan olana göre daha kolay hatırlarız. Yaygın olarak kullanılan hatırlatıcı teknikler (Good & Brophy, 1986; Buzan, 1996; Selçuk; 2001; Bacanlı, 2003) şunlardır:

Çağrışım Sistemi: Yukarda sayılan tuhaflık, komiklik, küçültme, büyültme,

saçmalık gibi öğelerin yaratıcı ve hayal gücüne dayalı olarak kullanılması,

hatırlanması gereken şeylerin öyküleştirilerek hatırlanması esasına dayanır.

Aşağıda bahsedilen bir çok tekniğin özünde zaten çağrışım sistemini kullanmaktadır.

Örneğin hatırlamamız gereken şöyle bir listemiz olsun: kadın, kapı,

mandal, sandalye, sıradağ, yumurta, toprak, inci kolye, balkon, cadde.

Çağrışım sistemini kullanarak bu listeyi şöyle öyküleştirebiliriz:

"Çok şişman ama sıska bacaklı bir kadın, kapıdan geçmeye çalışmakta

ama bir türlü geçememekte kapı eşiğinde debelenip durmakta

olsun. Cebindeki renk renk mandallar yerlere saçılsın, kadın yorgun

düşüp bir sandalyeye otursun, sandalye kadının altında hiç görünmesin,

küçülsün küçülsün ve kırılıversin, ortaya çıkan sarsıntı bir

depreme neden olsun ve evin parkeleri sıradağlar gibi kabarsın, kadın

bu kaydırak gibi sıradağdan kaysın ve bir koli yumurtanın üstüne

popo üstü düşsün, vıcık vıcık yumurtayı temizlemek için poposunu

toprağa sürtsün, topraktan inci bir kolye bulsun, kolyesini şişko

gerdanına takıp balkondan caddeye atlasın ve cadde boyu salına

salına yürüsün. "

Ne dersiniz, hiçbir anlam taşımayan bir listeyi sırası ile hatırlamak bu şekilde bir öykü ile daha kolay olmaz mı? İşte çağrışım sistemi hatırlanması gereken listeyi bu şekilde hayal gücünü kullanarak: tuhaf, acayip, komik öğeleri

kullanarak öyküleştirip hatırlama esasına dayanır. Unutulmaması gereken bu

öyküleştirmeyi kullanırken her şeyi zihnimize görsel, işitsel, tatsal, kokusal ve

dokunsal tüm duyuları kullanarak kaydetmemiz gerektiğidir.

Mandal Sistemi: Çağrışım sistemi gibi temel ve önemli bir sistem de mandal

sistemidir. Bu sistemi Buzan(1996) elbise askılarının bulunduğu bir gardıroba

benzetir. Askılar aynı kalmaktadır ama elbiseler değişebilmektedir. Herkesin

kendi askı sistemini oluşturması ile gerçekleşen bu sistemde askı/

mandal olarak rakam- şekil, rakam -kafiye yada alfabe sistemi kullanılabilir.

Rakam şekil yada rakam kafiye için öncelikle herkesin kendisi için birden

ona kadar rakamları yazıp bu rakamları en iyi ifade eden şekilleri, sonrada

kafiyeli sözcükleri düşünmesi ve her rakam için kendisine en uygun şekil

ve kafiyeyi belirlemesi gerekir. Örneğin:

1-direk-kir; 2-ördek-tilki; 3- kibele- güç; 4-sandalye- tişört vs.

Bu örnekte 1 için direk, bu rakama benzeyen şekli, Av'n'se 1 ile kafiye oluşturan

sözcüğü gösterir. Direk rakam-şekil sisteminin, kir ise rakam-kafiye

sisteminin elbise askıları olarak zihnimize kaydedilir. Artık yapılması gereken

gerektiğinde bu askıya istediğimiz bilgileri asmaktır. Örneğin herhangi

bir listenin birinci sırasında çocuk, ikinci sırasında kitap, üçüncü sırasında

çatal, dördüncü sırasında ise halı olsun. Bu listeyi doğru sıralama ile hatırlamak

için rakam-şekil, rakam-kafiye yada her ikisini birden kullanabiliriz:

 

1 .askı (direk-kir): Yüksek bir direkte sallanan kirli bir çocuk,

2.askı (ördek- tilki): Kitap okuyan ördek,

3.askı (kibele-güç): Elinde çatal, ördek yemeye çalışan kibele,

4.askı (sandalye- tişört): Halının üzerinde gıcırdayan bir sandalye olsun.

 

"Yüksek bir direkte sarayı gözetleyen kirli bir çocuk vardır. İlerdeki

sarayda bir masa, masada bir tabak, tabakta kitap okuyan bir

ördek vardır. Kibele elinde çatalı ile ördeği yemeğe çalışmakta halının

üzerindeki sandalye gıcır gıcır gıcırdamaktadır."

Mandal sistemin üçüncüsü olan alfabe sisteminde ise rakamların yerine alfabe

kullanılır ve her harf o sesle başlayan bir şekille kodlanır. Örneğin BBEBEK;

C-CİVCİVgibi. Birinci sınıf öğretmenlerinin sesleri tanıtırken kullandıkları

bir yöntemdir.

Temel Sistem: Rakamların belirli harflerle kodlanması esasına dayanır.

0-S,Z; 1-DJ; 2-N; 3-M; 4-R; 5-L; 6-J,Ş,Ç; 7-K; 8-F,V; 9-B,P. Sesli harflerin

kod karşılığı yoktur. Örneğin hatırlamamız gereken sayı dizisi 345987065

olsun. Bu diziyi yukarda ki kod sistemine göre düşünürsek:

345987065: Marullu biftek yiyen bir suçlu, şeklinde kodlayabiliriz. Bu kelimeleri

nasıl bulduğumuza bakalım:

345: M-R-L: marul

987: BP-FV-K: biftek

065: SZ-JŞÇ-L: suçlu

Romalı Oda Sistemi: Zihnimizde tüm ayrıntıları ile tasarladığımız bir odamız

olsun. Hatırlamak istediğimiz şeyleri bu oda ve eşyaları ile ilişkilendirme

esasına dayanan bir sistemdir. Örneğin benim odamın eski bir kapısı,

kapısında bakırdan ve oymalı bir kapı tokmağı, kapının eski kocaman bir kilidi

var, kapı açılınca beş basamak çıkıyor karşımıza ve beşinci basamaktan

sonra iki tarafı gerçek çiçeklerle kaplı çok ince ve çok uzun bir koridor

var vs. Hatırlamam gereken şeyler sırası ile örneğin yılan -kedi -fare -timsah

olsun. Bu hayvanları odama yerleştiriyorum:

"Kapımın yılan kabartmalı kapı tokmağına dokununca kapım gıcırtılarla

açılıyor, birinci basamakta sere serpe uzanmış kedim kafasını

miskince kaldırınca beşinci basamağın köşesinde saklanan fareyi

görüp üzerine atılıyor ve bir kovalamaca başlıyor, merdivenleri çıkınca

koridordaki timsah derisi halım ayaklarımı gıdıklıyor. "

Yer Yöntemi: Romalı oda sistemine benzer. Hatırlanmak istenen bilgiyi ve

sırasını doğru hatırlayabilmek için bilinen çevrenin ve mekanların özellikleri

birlikte hatırlanır örn: beş duyunun öğretilmesinde okuldan gelirken karşılaşılan

yerler hatırlatıcı olarak kullanılabilir:

"Okulun yanında bir çarşı var görmeye değerdir; ama 50 metre ilerdeki

kasabın kokuları pek hoş değildir...; yada Türkiye'nin Cumhurbaşkanlarını

sırası ile hatırlamak için evin tüm odalarını büyükten

küçüğe ilk cumhurbaşkanından sonuncuya doğru eşleştirmek. "

Bağ Yöntemi: Çağrışım sistemi ile ilgilidir. Hatırlanması gereken bilgi için

görsel imgeler oluşturulması şeklinde kullanılır. Hayal gücü önemlidir. Kapı,

yılan, zımba, kelebek, televizyon, adam, göz, yatak kelimelerinin sırası

ile hatırlanması gerekiyorsa şöyle bir öyküleştirme kullanılabilir:

 

 

Yorum Yaz